Prof. Dr. Işın Çelebi: Yeniden yapılandırma sürecine ihtiyacımız var, bunun için yeni bir iktisat politikası gerekli

Eski Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, Morgan Stanley, Johnson & Johnson, Mitsubishi gibi birçok uluslararası kuruluşlarda görev yapan Prof. Dr. Işın Çelebi, İzmir İktisat Kongresi’nde bugün yaptığı konuşmada, “Geldiğimiz noktada acil olarak ciddiyet ve koordinasyona ihtiyacımız var. Hızlı ve doğru karar alma becerilerinin çok gerekli olduğunu görüyoruz. Çünkü enflasyonun arttığı ve gelir dağılımının bozulduğu bir çürümüşlük dönemi yaşandı ve şimdi bir tamirat aşamasına, sonrasında ise yeniden yapılandırma sürecine ihtiyacımız var. Bunun için yeni bir iktisat politikası gereklidir.” değerlendirmesini yaptı. 

Çelebi “Deprem Sonrası Yeni iktisat Politikası Ne Olmalıdır?” başlıklı konuşmasında, “6 Şubat Kahramanmaraş merkezli deprem sonrasında yalnızca bir doğal afetle değil ekonomiden eğitime, sosyal yaşama kadar derin bir yıkımla karşı karşıya olduğumuzu gördük.Yaşanan deprem çürümüşlüğün tüm göstergelerini ortaya koymuştur. Kısa dönem içinde ekonomik ve sosyal sorunların acilen çözülmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.” dedi.

Çelebi şunları kaydetti:

Buna bağlı olarak geleceğin Türkiye’sini inşa etmek ana hedef haline gelmektedir. Yeni iktisat politikası nasıl şekillenmelidir?

Altı ana başlık altında toplayabiliriz:

  1. Demokrasinin ve adalet yapısının, hukuk devleti ilkelerinin sağlıklı işleyişinin sağlanması,

  2. Üreten, rekabet düzeyi yükselen verimli bir ekonomik yapının geliştirilmesi,

  3. Enflasyonu düşürmek için parasal tedbirlerin yanı sıra teknoloji yatırımları, verimlilik ve piyasalarda rekabet koşullarının oluşması,

  4. Bilgi ekonomisi, dijital ve teknolojik altyapının geliştirilmesi,

  5. Liyakate öncelik verilmesi ve ideolojik katılıklardan kaçınılması,

  6. Sürdürülebilir kalkınma, yeniden yapılanma ve büyümenin kurgulanması çok önemlidir.

Nereden başlamalı?

Yeni iktisat politikasının temeli güvene dayanmalıdır.  Merkez Bankası’nın bağımsızlığı sağlanmalıdır. Maliye, Hazine ve Stratejik Planlama Teşkilatı tek bir Ekonomi Bakanlığı altında üç ayrı müsteşarlık olarak çalışmalıdır.

Ticaret Bakanlığı, İç ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Gümrük Müsteşarlığı’ndan oluşmalıdır.  Eximbank bağımsız olmalıdır.

Merkez Bankası’nın bankalara yönelik 2022 yılında yaptığı menkul kıymet tesisi, kredi faizlerinin sınırlandırılması, TL mevduat payının artırılmasıyla ilgili zorlama gibi düzenlemeler kaldırılmalıdır. Yeniden yapılandırılan krediler sağlıklı hale getirilmelidir. Üretim, verimlilik ve döviz kazandırıcı hizmetler arttırılmalıdır. AB tam üyelik yolunda gerekli adımlar atılmalı ve AB üye ülkeleri tek tek ziyaret edilmelidir.

“Türkiye uluslararası hukuka uygun hareket etmeli”

Türkiye uluslararası hukuka uygun hareket etmelidir.

Tarım sektöründe verimlilik esas olmalı, toprak ve su kullanımında verimliliği sağlayacak eğitimlere başlanmalıdır.

Kamu yönetiminde bilgi akış sistemleri ve karar alma süreçlerini hızlandırmak için yapay zeka kullanılmalıdır.

Kadın istihdamı, kadınların güçlendirilmesi, yönetimde yer bulması ülkenin ilerlemesi için çok önemlidir. Afet “yönetimi” değil, afet “sakınımı” hedeflenmelidir. “İnsan Hakları ve Eşitlik Bakanlığı” kurulmalıdır. İklim değişikliği sorunu ve çevreyi iyileştirme-geliştirme esas olmalı, bu konu özel olarak ele alınmalıdır.

Bölgeler arası ekonomik ve sosyal dengesizlik sona erdirilmeli, adalet sağlanmalı ve herkesin gerçek anlamıyla yasalar önünde eşit ve özgür olması temin edilmelidir. Kamu işe alımlarında beş yıllık kamu veya özel sektör deneyimi ve liyakat esas olmalıdır. Çalışma koşulları bürokratik engellerden kurtarılmalı ve beyin göçü tersine çevrilmelidir. Deprem ortamında ana kolonlar çökmüştür. Deprem hasarları ile birlikte sistem bir bütün olarak ele alınmalıdır. Afetin yarattığı derin problemlerin çözümü iç içe bir bütünün parçaları halindedir.

Ne yapılmalı?

Döviz arzı ve temini, döviz kazandırıcı hizmetlerin geliştirilmesi öncelikli olmalıdır. Bürokratik engeller kaldırılarak hızlı karar alma mekanizmalarını geliştirmek zorunluluk haline gelmiştir.  Dış borç geri ödemeleri için gerekli olan dış kaynakların temin edilmesi sağlanmalıdır. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 85’in üzerine çıkarılmalıdır. KOBİ’ler, özel sektör ve genç girişimciler gelişmenin motoru olmalıdır.

Ülkenin ihtiyaç duyduğu işgücü oluşturulmalı, mevcut okullar meslek edinme anlayışına göre güçlendirilmelidir. Girişimciliği kolaylaştırmak ve geliştirmek için vergi muafiyeti gibi teşvikler uygulanmalıdır. Girişim ekosistemi doğru kurulmalı ve girişimciler şeffaf bir biçimde desteklenmelidir. OSB yapısı geliştirilmeli ve yeniliklere açık olmalıdır. Teknoloji Bakanlığı kurulmalı ve ağırlıklı olarak yazılım sektörüne ve girişim projelerine odaklanmalıdır. Belirlenen bölgelerde bilim-teknoloji ve dijitalleşme merkezleri ile yaratıcı merkezler kurulmalıdır. Yapay zeka ayrı bir bölüm olmalı ve bu konuda aktif bir çalışma yürütülmelidir.

Demokratik düzenlemeler yapılarak güven ortamı oluşturulmalı ve yabancı sermaye girişi hızlandırılmalıdır. Türkiye ile ilişkisini düzeltmek ve yatırım yapmak isteyen ülkelerle ilişkiler tekrar geliştirilmelidir.Orta Doğu ve Körfez ülkeleriyle yatırım iş birliklerine ağırlık verilmelidir.  Özel Sermaye Fonları dünyada yıllık 1 trilyon dolar yatırım yapmaktadır. Bu yatırımlar direkt ekonomiye giren uzun vadeli yatırımlardır. Demokrasi, hukuk ve güven ortamında yabancı sermaye girişinin ve Özel Sermaye Fonlarından ekonomiye hızlı kaynak akışının sağlanması önemlidir.

Üç farklı bakanlık kurmak zorunluluk haline gelmiştir: 1. Afet Önleme Bakanlığı, 2. Teknoloji Bakanlığı, 3. İnsan Hakları ve Eşitlik Bakanlığı

Bakan yardımcılıkları yerine müsteşarlıklar kurulmalı, teknik bilgi ve liyakat geçerli olmalıdır.

YÖK kaldırılarak üniversitelerde eşitlikçi ve demokratik ortam sağlanmalıdır. Yüksek öğretim sistemi araştırma ve geliştirmeye dönük olmalıdır. Her üniversite kendi mütevelli heyeti ve senatosu tarafından yönetilir hale getirilmelidir. Üniversiteler özerk hale gelmelidir.

İklim değişikliği ve çevre projelerine öncelik verilmesi sağlanmalıdır.  Adalet ve hukuk devleti ilkeleri çalışacak, açık ekonomi ve açık toplum ilkeleri uygulanmalıdır. TBMM parlamenter sisteme geçilerek yetkisi güçlendirilip denetim yetkisine sahip olması sağlanmalıdır.  İhale kanunu çağın koşullarına uygun hale getirilmelidir.

Nasıl kaynak yaratacağız?

Global ölçekte bir güven ortamı sağlamalıyız. Yabancı sermayenin Türkiye’ye yatırım yapabilmesi için uygun ortamı ve iklimi oluşturmalıyız. Ortamı uygun bulmadıkları için yatırımlarını erteleyen ülkelerin taleplerini canlandırmalıyız.

Ayrıca Rusya, Çin, Hindistan ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz, enerji ve gıda arz güvenliğini sağlamalıyız.

Tedarik zincirindeki yerimizi etkin biçimde yeniden almalıyız. Özel sermaye şirketlerinin dünyadaki yıllık yatırımlarından aldığımız payı 15 milyar USD düzeyine çıkarmalıyız. Ekonomi diplomasisini hızla geliştirmeliyiz. Yıllık yaklaşık 75 milyar USD yabancı sermaye girişini hedeflemeliyiz. Yatırım fonlarıyla bire bir ilişki kurmalı ve onlardan kaynak temin etmeliyiz. Türkiye Varlık Fonu için yurtdışı yatırım fırsatlarını değerlendirip ülkemize ek kaynak sağlayabilecek bir yapıyı oluşturmalıyız. Değişim sonrası Türkiye’de güven ortamının oluşmasıyla Türkiye’nin özel yatırım fonlarından aldığı yatırım miktarını arttırarak hızlı kaynak girişi sağlamalıyız.

Çiftçi Grubu, İşçi Grubu Sanayici – Tüccar ve Esnaf Grubunun Görüşleri geldiğimiz noktada acil olarak ciddiyet ve koordinasyona ihtiyacımız var. Hızlı ve doğru karar alma becerilerinin çok gerekli olduğunu görüyoruz.

Çünkü enflasyonun arttığı ve gelir dağılımının bozulduğu bir çürümüşlük dönemi yaşandı ve şimdi bir tamirat aşamasına, sonrasında ise yeniden yapılandırma sürecine ihtiyacımız var.

Bunun için yeni bir iktisat politikası gereklidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*